tiyatro

başlık içinde ara
no reklam!
  1. insanı,insanca,insanla anlatan sanat dalı.
    (olcayto04, 24.11.2007 19:21 )
  2. (bkz: nejat uygur)
    (cilekes, 24.11.2007 19:29 )
  3. yerine mankenleri izlemeyi tercih ettiğimiz sanat dalı.

    (bkz: utanılası durum)
    (odal magduru, 24.11.2007 23:39 )
  4. insana insanı anlatan, hem öğreten hem eğlendiren, uşak'a geldiğim günden beri hasret kaldığım, dünyanın bir sahneye sığdırılmış hali.
    (bjork, 30.11.2007 18:01 ~ 06.01.2008 18:13)
  5. dünyada shakespeare, goethe; ülkemizdeyse namık kemal ve necip fazıl'ın en önemli eserlerini verdiği * sanat dalı...

    (bkz: hamlet)
    (bkz: romeo ve juliet)
    (bkz: faust)
    (bkz: vatan yahud silistre)
    (bkz: gülnihal)
    (bkz: tohum)
    (bkz: bir adam yaratmak)
    (bkz: sabır taşı)
    (ussaki, 30.11.2007 18:04 )
  6. (bkz: ali poyrazoğlu)
    (ece12, 30.11.2007 20:08 ~ 26.03.2008 01:00)
  7. kaybolma, bitme aşamasında olan sanatın bir çeşidi.
    (soufuage, 30.11.2007 20:50 ~ 26.03.2008 21:38)
  8. (bkz: savaş dinçel)
    (the hell nights, 30.12.2007 00:15 )
  9. (bkz: annem 40 babaannem 20 yaşında)
    (tweetycdd, 06.01.2008 01:09 ~ 04.08.2013 19:54)
  10. uşak'a artık yolunun düşmediğini, usak insanınında onu aramadığını düşündüğüm en büyük sanatlardan biri.(ayrıca buradaki yazarların bu konuya önem verdiklerini görerek onlardan sadece burada yazmalarını değil bir faaliyet yaparak uşak'a kazandırılmasına katkıda bulunmalarını istediğim, izlerken zevk aldığım ve ayakta tutulması gereken sanat.)
    (egebesyo, 06.02.2008 02:34 ~ 17.04.2010 20:36)
  11. "bir kış akşamıydı.
    sen bir zengini bense fakiri oynuyorduk.
    sen sıcaktın, ısınıyordun.
    bense senin sıcaklığına mahkumdum."**
    (sevgi, 26.03.2008 00:41 )
  12. seyircilere canlı performans gösteren oyuncuların bulunduğu mekan, kültür yuvası.
    (english language student 64, 11.05.2008 21:34 ~ 17.04.2010 20:36)
  13. oynayan için bağımlılık yapar.yeri geldiğinde hiç para almadan bile çıkıp icra edilen sanat dalı.oyundan sonraki selamlamada tutulan alkış doyurur insanı.
    (comcom, 07.07.2008 01:28 )
  14. yaşananları ve insan yaşamının çeşitli yönlerini sahnede canlandırma sanatıdır.
    (bkz: trajedi), (bkz: komedya), (bkz: dram).
    (cicigirl, 19.10.2008 12:52 )
  15. hakkında yeterli bir açıklama yapılmamış, üzerine alt dalları ve tarihsel süreci ile alakalı soslar dokülmemiş entarisi güdük baslik.
    (scapula, 17.04.2010 16:06 )
  16. 1) tiyatro yapısı;
    2) drama oyun;
    3) tiyatro topluluğu, kuruluşu, örgütü olarak tiyatro;
    4) dramatik metin, oyuncu, sahne tasarımı, sahne giysisi, sahne tekniği, sahneleme gibi, her biri başlı başına sanatsal bir etkinlik alanı olan öğelerden oluşan, bileşken bir sanat.
    (scapula, 17.04.2010 16:07 )
  17. gösterim olgusunu ve sanatını tarihsel gelişimi içinde, kuramları ve deneysel öğeleriyle incelemeye, araştırmaya ve yorumlamaya yönelen bilim dalı.
    (scapula, 17.04.2010 16:07 )
  18. seyircisiyle var olur. seyirci alkışıyla beslenir.

    fakat tiyatro seyircisi olmanın da gerektirdikleri vardır. oyun iyi olsun olmasın, sergilenen emek öyle büyük ki tiyatroda, oturduğumuz yerden bize düşen yalnızca biraz duyarlılık. en azından bu duyarlılığı göstermekten acizsek, o güzelim salonlarda yer işgal etmekten kaçınalım.

    eğer bir saat boyunca cep telefonu ekranına bakmadan yaşayabilmeyi mucize sayan bir insansanız, bu sanattan olabildiğince uzak durun mesela. oyunu izleyenlerin ilgisini mesaj titreşim sesiyle, telefon ışığıyla çekmek hoş değil çünkü. ya da magazin programı izlercesine oyuncuların giyimi, makyajı, fazla kiloları, selülitleriyle ilgilenmeyin. takdir de etmeyin o esnada. "şuna bak lan nası çıkardı o sesi" demeyin yanınızdakine. nihayetinde o sesi çıkarabildiği için sahnede olan o. o koltukta oturmuş, o insanları izliyorsak ağızlarından çıkan her cümleye değer vermeyi amaç edinelim eğlenmekten önce. oyuncular önünüzde eğilip perde kapandıktan sonra zaten her türlü yorum yapılır. o noktada sanatsal eleştiri beklemiyor kimse sizden. kıyafet, saç baş tartışılacaksa bile (ki evet tiyatro bunlarla bir bütündür. elbette ki konuşulur) tam da bu noktada tartışılır. oyunculuklar da.

    seyirci kitlesi çok önemli. anlatılanın ne olduğunu umursamadan "çük", "sevişmek", "sperm" vb. kelimlerini duyduktan sonra gülebiliyorsa bir zihniyet gelmesin abi tiyatroya. orda bir kadının dramı anlatılıyor, aslında hep fark edileni, bilineni bir kez daha anımsatıp hisleri harekete geçirmek amaç. ki böyle bir sahnede harekete geçecek son duygu mutluluktur, neşedir, gülmedir. ınsan olan duygulanır, öfkelenir, ya da bunlara yakın şeyler hisseder. aa ama iki kelime duyduk ya cinsellik içeren hemen azalım. azgınlığımızı da auahauhahah diye gülerek gösterelim. öküzüz çünkü. hayır bunu yapan, o sahnedeki oyuncunun anlatmak için çırpındığı kadınlardan biriyse çok daha acı. erkek gülüyor, çünkü hiç sevişmek isteyip de toplum baskısı yüzünden sevişemediği olmadı hiç. erkek, bir kadın -oyuncu bile olsa- çük dediğinde hayvani sesler çıkarabiliyor çünkü cinsel organdan gelen kanın ne demek olduğunu bir kadın kadar bilmiyor. bunu kadın yaşıyor. bunu anlayabilecek, hissedebilecek olan kadın. yazık ki böyle bir sahnede kikiri kikiri yapan da kadın oluyor. anlam verebilmenin imkanı yok.

    neyse, bu entrymi özetleyecek cümleyi aslında biri daha önceden düşünmüş. en iyinin, en doğrunun onun tarafından düşünülmesi
    alışık olmadığımız şey değil gerçi.

    "tiyatro bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır."

    mustafa kemal atatürk.
    (pelin, 22.04.2010 00:07 ~ 0:17)
  19. sana söylüyorum,
    hareket ediyorsa,
    seni heyecanlandırıyorsa,
    seni eğlendiriyorsa ...

    ...o tiyatrodur.
    (eli kanli bakire, 23.08.2010 22:29 )
  20. türk tiyatrosu sendiklara ücretsiz gösterimler yaparak sanatı sokağa ve tersanalere indirmeli.sinema gösterimleriyle birlikte devrimi beyinlerde başlatmaya* ön ayak olacak sanat.
    (karmasiksayi, 29.11.2010 01:04 ~ 1:12)
  21. (bkz: tiyatronun geri planda kaldigi ulke)
    (sakal, 10.05.2012 00:13 )
  22. hayatınızın bir yerinde sizi içine çektiyse gözünüz aydın. boğazınızda kocaman bir düğümle yaşamaya mahkumsunuz artık.

    lan? çok mu dramatik oldu? ben sahnede olmam gerekirken yüksek lisans yapıyorum da... içimde fırtınalar koparken "kısmet değilmiş yea" diyorum da... ondan.
    (pelin, 26.10.2014 23:01 )