rutkay aziz

başlık içinde ara
no reklam!
  1. uzun yıllar ankara sanat tiyatrosu'nda sanat yönetmenliği, oyunculuk ve yönetmenlik yapan rutkay aziz, 1987 yılında "yer demir gök bakır" filmiyle ilk sinema çalışmasını gerçekleştirdi. "sis", "ada", ölü bir deniz", "piano piano bacaksız" adlı sinema filmlerinde rol aldı. televizyonda "yunus emre", "cahide", "kurtuluş", "tutku" dizilerinde oynadı. "evler evler" adlı oyun ile en ıyi oyuncu, "sis" filmiyle türkiye sinema yazarları derneği en ıyi erkek oyuncu ödülü'ne layık görüldü. mustafa kemal atatürk'ü canlandırdığı "cumhuriyet" adlı film, hem sinema, hem de televizyonda dizi halinde gösterildi. rutkay aziz son olarak, yalçın yelence'nin yönettiği "duruşma" adlı filmde avukat rafet'i canlandırdı.
    (damdaki kemanci, 11.11.2007 21:43 ~ 14.11.2009 01:11)
  2. rutkay aziz, 1947 yılında ıstanbul' da doğmuştur. asıl adı aziz rutkay' dır. avusturya lisesi'nde soyadı, addan önce okunduğu için ismi rutkay aziz olarak söylenegelmiştir.
    (smyrna hooligan, 01.03.2008 22:16 )
  3. son dönemde avrupa yakasında da ba$arılı bir performans gösteren karizmatik oyuncu.
    (mavicadi, 17.05.2008 10:07 )
  4. avrupa yakasından kopan son yaprak.
    (damat, 06.09.2008 00:03 )
  5. cumhuriyet filminde mustafa kemal atatürk rolünü oynayan oyuncu.
    (cilekes, 06.09.2008 00:18 )
  6. büyük tiyatro üstadı..
    en sağlam cumhuriyet koruyucularından..
    onun gibilerin varlığı, onun izinden giden ve onu örnek alanların varlığı cumhuriyet için büyük önem arz etmektedir.
    (big mountain, 16.07.2009 03:23 )
  7. cumhuriyet ve kurtuluş filmlerinde atatürk'ü canlandıracağı gerekçesiyle teninin yanmaması için yaz boyu eve kapanan mesleğine saygılı karizmatik sesli sanatçımız.

    ayrıca "embesil" kelimesini onun kadar güzel tellaffuz edene rastlanmamıştır.
    (robespiyer, 16.07.2009 11:47 )
  8. yılların eskitemediği oyuncu. bizimkiler'de nasılsa, avrupa yakası'nda da öyleydi. eline alsın şarap kadehini, sürekli konuşsun. çünkü öyle bir ses ki, ne söylese şiir gibi geliyor. çok ilginç.
    (pelin, 10.08.2010 00:57 )
  9. (bkz: rutkay aziz in altin portakal konusmasi)
    (bu kadar mal olmayin ya, 09.10.2011 22:37 )
  10. farklı bir yere gelmiştir herkesin gözünde. bugünden itibaren hakkında daha fazla şey okuyup görmeye başlayacağımız bir isim olduğu muhakkak an itibariyle. böyle bir çıkış sonrası, çıkış sahibinin magazinel siyaset veya hatta direkt magazin malzemesi olması riski bir bizde olsa gerek. bu çukura düşmeyeceğini düşünüyorum ve umut ediyorum.
    (zusukyu yoshida, 09.10.2011 22:57 )
  11. sesinin karizmatikliği ile altın portakalda tok kararlı bir konuşma yapmış büyük ve başarılı oyuncu - tiyatrocu(ekmeğini bundan kazanıyor), banka kullanıcısı, kim bilir belki borsa da kullanıcısı, hamburger de seviyor olabilir, kolaya tapıyordur belki de..
    her şeyin başı, cesaretli.
    ülke sınırları içerisinde mimlenmemek adına kıçını yırtmakla kalmayıp, çok kıç yalayabilecek insanlar gördük, geçirdik. bu adam altın portakal gibi türkiye namında büyük yer edinmiş; içi sanatçı, yazar, aydın dolu bir platform içerisinde reklam veyahut değil, alkol aldı veya almadı, hiçbir baskı altında kalmadan türkiye'nin önceki yıllarını geçtim, son yılında neler olup bittiğine dair patlama noktasına gelmiş birçok insanın diyemediklerine tercüme oldu.
    başta sanatını icra eden bir beyefendi olduğundan ötürü, 80 başlarında yaşanılan sansür ve darbe döneminde ödüllerini alamamış insanları dile getirerek konuşmasına başlayıp örnek alınması gereken doğruluktan söz etti. gerisinde;

    --- konuşmanın çoğu yerlerinden alıntı ---

    gerek sanatçılar ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür. benim ülkemin gerçeklerine tanık olduğum olay, hukukun üstünlüğünün bittiği, adaletsiz bir kalkınma girişimin hızla yol aldığı, parasız eğitim diye pankart açan genç arkadaşımın 16 ay tutuklu kalması ama şimdi de o çocukların devrim yapması..
    burada festival kadını tema alıyor, dünyanın hiçbir yerinde kadın çocuk cinayete tacize mahrum kalmıyor. dünya'nın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir. goethe'nin dediği gibi, "dünya'nın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir." bu da benim ülkemin bir gerçeğidir. dünyanın gerçeğine dönüyorsunuz: savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü.. işte gerçek sanatçılar bunlara tanık olmakla yükümlüdürler. ve şuna inanıyorum ki sinema, şarlo'nun dediği gibi gerçek anlamıyla bir barış sanatıdır ve sinema kendi içindeki o barış içeriğini koruyarak, hem ülkeme, hem de dünyaya demokrasi, özgürlük, barış ve insanlığa katkı sağlayacaktır. bu festivalin de bu katkıyı sağlamasını diliyorum.

    --- konuşmanın çoğu yerlerinden alıntı ---

    şimdi bu adam darbe, faşizm, devrim kelimelerini kullandı diye sosyalisttiğinin derecesini ölçmek kimsenin haddi değildir. sabahtan beri, sağcısından da solcusundan da iğrendim, konuştuklarım ve okuduklarımla. banka reklamlarıymış, ırtmış, vırtmış. hadi sağcıları geçtim görüşleridir kendilerine göre haklı oldukları yan vardır zıt kutup da olunsa tartışabileceğin noktalar boldur bunlarla; ama şu hiçbir şeyden memnun olmamak adına kıç yırtan solcuğu kılcal damarlarına kadar işli tutuyormuşcasına gösterip marifet sanan tipler varya, he var. lan ibiş. cebinde kaç bankamatik kart var hele baksanya sen. yahu ben sürekli sizi bi de kola içerken görüyorum, sonracığma bim de sevenleriniz bol hep karşılaşıyoruz le porta kolisinin köşesinden bilirsiniz hiç ayrılmam bime gelenleri incelerim ben, hee. bi de şey, böyle teknolojik aletler falan oh ne güzel, dolar euro üzerinden gelsin iphoneler gitsin tablar.. hee.. tartışmak iyi hoş sevilir, ama bazen aynı fikri savunabileceğin adamlar karşısında sırf tartıştı olabilmek için de tartışılmaz. önce bir ölçülüp tartılması lazım. marifet, mantığı oturtmakta genç. dik kafa. kafa dik. kafalı dik. dikli kafa.

    şöyle bir bakınca,
    son senelerin en sağlam, en sivri dilli hatta birçok muhalefetin yapamadığı en dobra, en alalade açık açıklamasını yapmış adamdır vesselam. her şeyi geçtim cesaretine saygı duyulması lazımdır. höykürerek alkışlayıp böğürmek de değil, oturup 2 dakika düşünülmesi gerekir. bu adam senelerin rutkay aziz'i, yılların sanatçısı. kendisi aslen, sanat dünyasının dönüştüğü anlam verilememez gayet ucuzlaşmış topluma hitap ederek en sağlam ayarlardan bir tanesini çakıp altını çizdi, yineliyorum;
    " dünyanın gerçeğine dönüyorsunuz: savaş çığlıkları, açlık, işgal, sömürü.. işte gerçek sanatçılar bunlara tanık olmakla yükümlüdürler. ve şuna inanıyorum ki sinema, şarlo'nun dediği gibi gerçek anlamıyla bir barış sanatıdır ve sinema kendi içindeki o barış içeriğini koruyarak, hem ülkeme, hem de dünyaya demokrasi, özgürlük, barış ve insanlığa katkı sağlayacaktır. bu festivalin de bu katkıyı sağlamasını diliyorum. "
    bu ne demek biliyor musunuz? şu tapılası pampiş demek. bu, kasedi çıkmaya yakın diye somali'ye kendini yardıma gitti gösteren sanatçı demek. bu, aptal saptal birbiri ile atışan ne idüğü ve ne yaptığı belirsiz ünlü güruhu demek. türk sinema dünyasının ucuzlaşması demek. duyguların ölmesi demek. adam aslında çok şeye değindi. 2 dakika sessizce oturup düşünebilen her insan anlar, hepimizde vızır vızır çalışabilen çok şükür olsun beyinleri mevcut.
    bu kadar.
    (guzin abla, 10.10.2011 01:12 )
  12. ccc rutkay reyizz ccc
    (sunu bi sikin ya, 10.10.2011 11:04 )
  13. rutkay aziz'in altin portakal'daki konuşmasindan sonra rutkay baba diye bağırasım gelmişdir.sanatçıların tanık oldukları ve gözlemledikleri olaylara karşı sus pus olup bir köşeye sinmelerindense, böyle açık yüreklilikle gerçekleri ulaşabilecekleri kitlelere anlatabilmeleri; bizlerin, bizden önceki ve sonraki nesillerin en çok ihtiyaç duyduğu şeydir diye düşünüyorum.
    bir ülkenin halkı uyuyabilir ya da uyutulabilir**,bir ülkenin halkı cahil olabilir yada cahil bırakılıyo olabilir* ama asla bir ülkenin sanatçıları sinmemelidir,halkın gene gözünü acabilecek olanlar da onlardır.
    (toynak, 10.10.2011 13:04 )
  14. babası fikri rutkay'dır. asıl adı ünal aziz rutkay'dır.
    (susanadam, 15.05.2015 18:33 )