newth

/ 3  » 

başlık içinde ara
no reklam!
  1. sözlüğün yenilerinden ki ; mahlasına başlık göremedim ve açmış bulundum.entryleri okumaya değer , bilgi veren arkadaşımız hoşgelmiştir.
    (odalist, 23.07.2008 09:22 )
  2. sözlüğümüze hoş gelmiş bizi mutlu etmiş arkadaşımızdır.çalışkanlığını temenni etmekteyiz.
    (yellowsis, 23.07.2008 13:58 ~ 01.03.2011 19:29)
  3. pek bi heyecanlı pes oynar. böyle ııımm heyecan dolu, yaşayarak. gol yedi mi falan suratı asılır, farklı atraksonlar düşünür sürekli kafada. öyle böyle kafa adam değil. bunu bilir bunu söylerim ben.

    edit cansever: iyi içer, sağlam içer. bunu da sırf övmek için yazdım ha. okuyun takip edin bu adamı isterim.
    (sakal, 23.07.2008 14:27 ~ 23.07.2008 14:29)
  4. kendisi birinci nesil kapı kolu.
    eski yazarlardan belli ki. ama kendisini uzun zamandır pek göstermemiş. yapmış olduğu basın açıklamasıyla, 26 ocak 2010 geleneksel aman sabahlar olmasin zirvesi 6 katılacağını bildirmiştir. kim bilir belki de zirvenin muhteşem olacağını duymuşta koşup gelmiştir.

    yazdığı proje başvurusuna sağlam kalem vere. sözlüğünün zirvesine de. yeniden hoş gelmiş.
    (guzin abla, 25.01.2010 23:52 )
  5. az sonra kettle'a kahve suyu koyacak ama sonunda yine unutacak olan insan evladıdır. bu kafayla 2 çaydanlık yakmıştır.
    (newth, 25.01.2010 23:55 )
  6. az önce kettle'ı da yakmıştır, hayırlı olsundur.
    (newth, 26.01.2010 01:00 )
  7. (bkz: canın sağolsun)
    (guzin abla, 26.01.2010 01:04 )
  8. kendisiyle tanışma ve abi-kardeş olma sürecini anımsadım demin, sonra içinde "anı" geçen bir kelime kullandığımı farkedip hemen gereğini yapmaya karar verdim.

    12 temmuz 2008 simit marti kombinasyonunu kurma vakti geldi istanbul zirvesi zamanı. zaman zirve zamanı. şehr-i istanbul'un yanında kasaba tadı olan kentimden bir başıma elimde bavulum, omzumda bohçam yola çıkmışım. haydarpaşa'da istanbul'a gözlerini açan insanlar gibi olmayı istediğimi hayal meyal hatırlıyorum. tabii öyle olmuyor, esenler garajında buluyorum kendimi. sonra bir süre teknolojiye sövdüğümü anımsıyorum.

    şanslı bir ibneyim ki babasıyla 2005 yılından beri süregelen harikulade bir ilişkim var. bulunduğu şehrin en komik, en tecrübeli, en tadından yenmez muhabbetine sahip bir babası var adamın. akıl hocalığımda da katkısı yadsınamayacak düzeyde çoktur. neyse, oturup arada bu newth'yi çekiştirir, konuşurduk. bir nevi onun hikayeleriyle büyüdüm lan ben! (ahahha tamam tamam) başarıları, azmi-hırsı, zekası, hazır cevaplılığı falan derken adam benim gözümde hemen hemen bir hektor, aşil, herkül havası alıverdi. bu düzeye nasıl geldi şu an ben bile tam bilemiyorum. zaten aynı lise'de okuma tesadüflüğü olmuş, kendisini 1 dönemle kaçırsam da huyunu suyunu hocalardan az çok biliyorum. neyse herif bir anda bende baya merak uyandıran bi adam oldu çıktı.

    işte 2008 temmuz'u. sözlük daha yeni, istanbul'a birkaç iş ve zirve ayağına gitmek gerekiyor. adamda istanbul'da yaşıyor, gününü gün ediyor. kadim insan babasına dedim "bi buluşma, bi evinde kalma ayarlasak?" vayy dedi 'disko disko partizane?' dedim ne sandın ya? neyse güldük ettik, arada newth'i, dedi sana göre, senden daha hınzır olmaya aday birini gönderecem yanına, bir dediğini iki etme. karşı taraf gülüyor, benim hırsıma hırs katıyor. tamam filan dedi heralde. sevindim. bu kadardı ayarlama olayı.

    şimdi hikayenin bundan sonrasını tam hatırlayamıyorum. çok alkollu bir gündü. yalnız 2 senaryo var. tanışma faslından sonra devamı aynı ama şu tanışma olayı biraz sıkıntı. ikisini de yazayım bari;

    1- ben başka insanlarla istiklal'de alkolun dibine, muhabbetin kafasına kafasına vuruyorum. bizim gruptan birinin telefonu çaldı, muhtemelen karşı taraftan "nerdesiniz lan ibneler şuraya gelinde demlenelim" tarzı bişeyler geldi. sonra kalktık gittik oraya, zaten bizi o an kim arayıp 'alkol' dese kalkıp gideceğiz. sonra baktım bi ton uşak'lı, newth'de orda. (yok lan böyle değildi heralde tanışma faslı)

    2- buluştuk bunla beşiktaş'ta. içmeye gittik. (böyle bişey daha mantıklı geldi)

    neyse her türlü güzel bi mekanda içiyoruz. ben tabii ürkek, korkağım. karşımdaki adam ortadoğu ve balkan'ların en iyi laf sokan, hazır cevap olan adamlarından biriymiş. istihbaratım öyle napiyim yavşaklar? ben bi çekingen, bi ürkek bıdır bıdır fıstık yiyip biramı yudumluyorum. sevimli takılmaya çalışıyorum ki kimse bana kıl kapıp rezil etmesin kolu komşunun önünde. biraz zaman geçti, muhabbet güzel. newth güzel adam, etrafı güzel adamlarla dolu. newth belli k, o grupta sözü çok geçen, herkesle taşşak geçip kendisiyle taşşak geçilmesine pek müsade etmeyen adamlardan. kendini belli ediyor yani. kültürü bilgisi yerinde, tipi desen hem içiyor hem kendisine teklifle gelen kızlara 'no no no' çekmekle meşgul. (tamam lan burası mübalağa)

    biraz daha zaman geçti. baktım telefonu çalıyor, arayan babası. sonradan kendime şaşacağım bi ses tonuyla "ver ver sen şu telefonu" dedim. lan sustu herkes. ne bileyim ben herkesin susacağını. bizim yörelerde biriyle konuşmak için telefon istediğinde kimse iplemez. meğer istanbul'da önemliymiş bu iş. ne bilirsin? sonra bi muhabbete daldık, gözler benim üstümde. ne yapsam beğenirsiniz? newth'e yaratıcı ve dahiane şekilde laflar sokuşturmaya, grubun çılgın delikanlısı aday olmaya yönelik şovmen şovmen hareketler. newth ıhhg ediyor, mıkk ediyor cevap yok. gülüyor insanlar, sempatiyle bakıyorlar falan. sonra kapattım telefonu, "napiyon lan sen ibne herif" gibi bişeyler dedi newth gülerek. o an anladım grubun bir üyesi seçildiğimi. sonra muhabbetler derinleşti, güzelleşti. hatta gruba bu gizli kabulun şerefine çıplak bir garsona tekilalar söylendi, havai fişekler geceyi daha da aydınlattı.

    alkol tabii şişeyi pahalılaştırdığı gibi mideyide pahalılaştırıyor. bizim meshaneler drum drum bas şeklinde. sırf işemek için kokareç yiyelim dediler, dedim "yemeyenin ben mı..." diyemedim tabii. istiklal'in anlı kabağı, sıkıyosa bağır öyle gecenin 3'ünde. ara sokağa sokup sikerler valla. neyse yedik kokareç, newth bir abi edasıyla ısmarladı hatta bana. başka da kimseye ısmarlamadı. bende o güvenle "kendiniz ödeyin lan" tarzı bişeyler söyledim. gülüşmeler falan.

    sonra baktım eve atmış beni adam. sabah 6'ya kadar bi muhabbet bi muhabbet. sonra kanapeyi gösterip, 2 yastık 1 çarşaf atıp uyu lan artık dedi. tamam abi çektim.

    bu günden sonra da abi-kardeş tadında bir ilişki, farklı tatlarda bir muhabbet, ulaşılamayacak düzeyde bir yakınlığa sahip olduğumuzu hissetmekteyim. aynı şeyi hissetmiyorsa da bu yakınlıkla ona "ibneleşmenin hiç luzumu yok be abi!?" der gülerim.
    (sakal, 26.01.2010 19:05 )
  9. iyi birisi.
    amcaoğlundan verdiği içten gelen teselli ikramiyesi ile mutlu edebiliyor.
    (bkz: sen ne güzel şeysin öyle)

    çok heycanlandım. mal gibi monitöre bakakaldım, klavyedeki tuşları yerini unuttum ve mideme kramplar giriyor. gram abartıyorsam yamulayım. hatta öyleki gönderdiği hediyeye bile bakamadım, sadece sayfaya baktım. hala bakıyorum.

    dost canlısı. yalnız onunla konuşurken kullandığım victoria ingilteresi ağzını beğenmedi. her an kafasına meşe odunuyla vurucakmışım gibi konuştuğumu dile getirdi, olsun. şimdilerde ise beğeniyor herhal.
    yine, yeniden, buradan da teşekkürler.
    (guzin abla, 27.01.2010 01:40 )
  10. korsan taksi mevzusunda çok duyarlı.

    bi yakadan bi yakaya ayarlamış bi tane. istiklal afm'nin önündeyiz, hava 0'ın altında bilmem kaç derece belki. yakın bi arkadaşı yanaştı. "siktir lan o fiyat fazla, daha iyisini bulurum ben ibiş!!" şeklinde bir söylemle azarlar gibi oldu buna. bu sakin tabii. "kam on beybiii" çekiyor sürekli. neyse adam aradı etti. dedi ki 43 tl'ye buldum. işte o an, tam bu dakika bu adamın hayatta en çok kızdığı ve duyarlı olduğu şeylerden birinin; 'ayarladığı korsan taksiden daha ucuzunu bulacağını söyleyerek ortamda fors atmaya (fors atmak diye bişey vardı 90'larda) çalışan bir başkasının karşısında geride görünmek' olduğunu anladım. o soğukta sağ bileğini yaladı, hareketini (şrrakkk) çekti ve normal, bildiğimiz hayata geri döndü.

    (entry'nin son kısmındaki 'yalama' furyası saatten kaynaklı hayal gücünün ürünüdür.)
    (sakal, 09.02.2010 00:37 )
  11. çabuk gaza gelen, kompleksli insan. çok sevemedim kendisini.
    (newth, 14.02.2010 00:40 )
  12. ömrünün güzelliklerle dolu olacak yeni yaşının yeni saatlerini yaşıyor şu anda. demin havalı bi mesaj attım, dedim "şöye ola böyle ola, öküzler kesile tekillar şatlana!!" falan. sağlam ve içten bi rica temasıyla çav bela'nın yarısını yazmış adam. lan dedim bu adamın yeni yaşı güzel geçmeyecekte nolacak? ya nolacadı dedim hatta. neyse tam o sıra yoğunluktan avea çökmüş, avrupa çaresiz kalmış. öyle de sağlam bir yeni yaş girişi var.

    mutlu mutlu yıllara!!
    (sakal, 13.05.2010 01:33 )
  13. şahsıma bir entry zirvesi sayesinde emeğimi hoş görerek masa altından 1 aylık rapidshare premium hesabı hediye etmiş yazar. sadece hediye etmekle kalmayıp pek kullanmasını bilmediğim için ıncığına cıncığına varana kadar büyük sabırla anlatmışlığı da vardır. bende emeğini boşa çıkartmayıp önüme ne geliyorsa takır takır arşivledim. sağolsun.
    ne zamandır yazıcam yazamıyorum, doğum gününe kısmetmiş. iyi ki doğmuş. şimdi bu doğum günü şerefine bir 1 aylık daha rapidshare premium hediye etmeli. askjdhgak zaten doğum gününde insan hediye almaktan bunalıp bir şeyler hediye etmek ister. evet ister. gayet ister. ister hıhı ister.

    o değil de, kendisi aylardır meydanda yok. kullanım sonrası teşekkürü edemedim. sözlük aracılığıyla doğum günü şeysinde etmiş olayım.
    teşekkürlerin ve yeni yaşın kutlu ola.
    (guzin abla, 13.05.2010 01:47 )
  14. fifa'yı yutmuş, pes'i çiğnemekte zorlanan adam.

    lakin her insanın evinde ne ps3, ne de ps3'de fifa oynayabilecek bir ev arkadaşı var. kısıtlı imkanlarla liverpool ancak 1 yarı idare ediyor, sonra zorlanıyor. bilirsin.

    (bkz: #309827)
    (sakal, 04.08.2010 02:22 )
  15. pes 2010'u gördükçe değil çiğneyen, kusan adam. sonra hala "pes 2010 fifa'dan güzel bea" cümlelerini dinledikçe geriliyorum ben.
    (newth, 04.08.2010 02:29 )
  16. pes 2010'u becerememesi, tam olarak istediklerini yapamaması bu adamı asabileştiriyor. güzel muhabbet dönen bir ps masasında ekranın sol üst köşesinde 3-0'lık bir neticeyi gördüğünde susuyor, dalıyor, uzaklaşıyor. sevimli de bi adam. kıyamıyorsunuz, bırakıp durumu eşitlemesini sağlıyorsunuz. sonrası mutluluk, neşe, kahkahalar.

    edit: tamam 3-0'dan 4-3 hezimetin somut hali. dikkat dağıldı hoca, bilirsin.
    (sakal, 04.08.2010 02:34 )
  17. pes 2010'da bazen değil istediklerini yapabilmesi, pas verebilmesi bile mümkün olmayan adam. ha pes 6'da (pes 2009 da olur, farketmez) alayını tanımam, o ayrı.

    bir de 3-0'dan 3-4 maç verme noktasına gelen rakiplerinin "abe dikkatim dağıldı, penaltı atamıyom ben" sözlerini çok da ciddiye almayan, yine de bu oyundan ölesiyle tiksinen bir adam bu.
    (newth, 04.08.2010 02:41 )
  18. yazıları takip edilesi yazar. ellerine sağlık.
    (damla sakizli turk kahvesi, 05.08.2010 00:45 )
  19. verdiği sözleri tutuyor.

    madrid'in bağrından kopup getirdiği bacardi'yi onsuz içeceğim gerçeği her ne kadar içimi yaralasa da, bunun sözünü verip bunu yapabilmesi bile onu çok farklı kılıyor. ibiş gibi "oğlum bak madrid'den geldi uff" yapıp türkiye sınırları dahilindeki bir tekelden almamıştır umarım güzelim içkiyi. şişeden esinlediğim ispanyol havasıyla 1-2 yıl yaşamayı düşünen bir adama bu gerçek çok koyar.
    (sakal, 18.08.2010 02:20 ~ 21.08.2010 2:13)
  20. sağolsun yaşadığım şehri şereflendirdi, güzel yüzünü gösterdi. lakin bu adamı ne zaman görsem içimdeki koşup sarılma isteğini bastıramadığımı, yeşilçam'dan çıkmışcasına bu adama kavuşmayı hayal ettiğimi anlayıp bir garip oluyorum. içince geçiyor ama.
    (sakal, 23.10.2010 20:34 )
  21. uykusuz sözlük bünyesine ssk + aylık akbil + 4 brownie intense ile transfer olmuş yazardır. ara transfer dönemini de böylece kapatmış olduk, yaralarımızı en yakın zamanda saracağız.
    (melancholy, 27.01.2011 02:59 )
  22. teknik işler efendisi.

    kendisine orodruin'de (hüküm dağı) dövdüğüm güç yüzüklerinden birini vererek tanrısallık özelliklerini had safhaya çıkardım. eminim sözlükte yer bulacak birçok yenilik ve gelişimin ana karakteri olacak kendisi.
    (sakal, 27.01.2011 12:08 ~ 14:11)
  23. askerliğini yapmak üzere şu anda hatay'da. ve şu anda bunları yazarken anlamsız bir gerginlik yaşasamda acemiliği bittikten sonra çukurca'ya geçecek. diğer tüm askerlerle o ; güvenle, sıkıntı olmadan 6 ayı geçirirler umarım. dualarım, dualarımız onunla ve tüm görevdaşlarla.
    (sakal, 17.08.2011 13:39 ~ 13:40)
  24. hayırlı tezkereler dilediğimiz bir parçamız.
    'sayılı gün çabuk geçer'e tutunmak lazım.
    (zusukyu yoshida, 17.08.2011 17:57 )
  25. sayılı gün geçmiş, dönmüştür.
    (newth, 17.01.2012 19:39 )
/ 3  »