jeanvaljean

başlık içinde ara
no reklam!
  1. v.hugo'nun sefiller'inin ünlü kahramanı jean valjean'ı benimsemiş ve kendine mahlas edinmiş yeni bir yazar adayı, okur, müstakbel yazar. sözlüğümüze hoş gelmiş olup roman hakkında ara ara girdiği entryleri ile romanı tekrardan okutma şansını verir umarım bizlere.
    (dartanyan27, 30.10.2011 11:39 )
  2. aileye hoşgelmiş yazar!

    çok yazar, hep yazar ve bizi sever umarım.

    ihtiyar heyeti eşbaşkanından sevgilerle...
    (dramaqueenslullaby, 31.10.2011 22:15 )
  3. hos gelen yeni üyemiz.
    canımız.
    kanımız.
    ekmek arası köftemiz.yanında ayranımız. üstüne içilen sigaramız.

    not : şimdi yazdım bu entryi ama bu gece 00.00'dan sonra silip yeniden yazıcam. böyle de düşünceliyimdir.
    (cetregudbin, 31.10.2011 22:22 )
  4. ailemize hoşgelmiş umarım hep bizden olur ve hep yazar...
    (yahaku, 31.10.2011 22:56 )
  5. selam kardeş avrupanın neresindensin, ben de avrupalıyım diyesim geldi biran. gelişiyle sözlük daha da renklenecek gibi. hoş geldin sefalar getirdin diyor, seni sevgiyle kucaklıyorum.
    (biyolog, 01.11.2011 01:14 )
  6. sözlüğün entellektüel kişiliğini sergileyen nadide yazarlarımızdandır.
    yazdıkları,söyledikleri,tavsiyeleri kişisel gelişim kitaplarının dipnotları kadar önemli ve etkilidir.
    candır,kandır.lakin ekmek arası köftesi değildir.
    şöyle bol soğanlı,acı soslu olsa da yesek.
    (capon asker, 01.11.2011 01:18 )
  7. (bkz: #381985)

    burger'ın bulunduğu mahalledeki orjin köfte'yse o köfte ekmek;canımdan can aldın be abi.yaktın yıktın kül ettin bu bünyeyi.
    üstüne mahalle'de 2 bira içtin mi o eski açık saray gibi gelirdi...
    (capon asker, 01.11.2011 01:35 )
  8. hoşgelmiş, sefalar getirmiş yazar.geldiği gibi gitmemesi dileğiyle. hep yazsın, sözlüğe can getirsin, biz de okuyalım.
    sevgiler,
    dstk.

    sonradan gelen edit: ayrıca sağlam bir uykusuzmuş.
    #382042
    (damla sakizli turk kahvesi, 01.11.2011 09:09 ~ 9:13)
  9. (bkz: fake)
    (zusukyu yoshida, 04.11.2011 17:02 )
  10. fransızca bildiğini düşünmekteyim girdiği entrylere bakaraktan.
    (klimanjero, 04.11.2011 20:09 )
  11. günün birinde elime fransızca öğrenmek gibi bir fırsat geçerse, sayesinde baştan eleyeceğim bir fırsat olacak bu. sol frame anlatıyor sebebini. hayır arkadaşım, merak uyandırmıyor. olan merakım da uçup gidiyor. zaten öğrenecek kadar merak ediyor olsam, bir cep kitabı edinirdim kendime.
    amaç merak uyandırsın değilse de nedir, çözebilmiş değilim.
    aynı anda sol frame'de kiriş, kasnak, mahya gibi başlıklar da bulunuyor. onlara niye ses edilmediğini bence bir düşünse, hak verilmeyecek cinsten değil.
    (kettleuzayteleskobu, 10.11.2011 02:10 )
  12. (bkz: #384109)

    başlığa yazılacak şeyler vardır, mesaj olarak gönderilecek şeyler vardır. bu ikisini yapmak arasında fark vardır. en basiti belki bir üslup farkı. bu bu kadar anlaşılmaz gözüküyor olamaz.

    benim başlığıma yazıldı diye, başlık altından cevap vermek zorunda hissetmedim hiç kendimi. hatta çoğu zaman cevap vermek zorunda bile hissetmedim. hissedeni de yargılamadım, yadırgamadım. yadırgadığım şey bunun bu şekilde oluşu. bu entry'yi yazdıran da bu yadırgayış. ama gördüm ki bu anlaması gereken kişi tarafından anlaşılmayacak. ne desek boş.
    ben yine de birkaçını diyeyim.
    benim buraya üye oluşum 1 ay olmuş. bahsi geçen yazarları tanımam, bilmem. (tanımam ama şu entry'de de isimlerini geçirtmem.) ayrıca bu kişiler tarafından yazılanlara "saçmasapan" yakıştırmasını uygun görmüşsün. sonra da bunun bir örneği diye ekşi sözlük'ü göstermişsin. belki biz de bu yüzden ekşi sözlük'te değiliz de buradayız? sonra diyeceksin onlarınki normal, benimki de normal olmalı. evet normal olmalı, ama şu haliyle olamıyor. bu en başta bahsetmek istediğim farklardan kaynaklı bir şey.
    "daha evvel yaptığınız gibi boş oy kullanın arkadaşlarınızla"
    sen daha en başından yapıyorsun yanlışını.
    bu buton onun için yok mu zaten? kendim için konuşayım, boş oy kullanmaktansa hiç oy kullanmamayı tercih ederim. daha çok sözlük yapısına aykırı bulduğum bir entry'de kullandığım bir butondur o benim. toplasan 5 kere anca basmışımdır bu geçen 1 ayda.
    "arkadaşlarınızla" yok böyle bir şey. yani çok şey derim ama herkes anlamıştır zaten şu kadarıyla da.

    edit: ilgili entry editlenmiş ve imha edilecekmiş. edilmesin:
    "eleştirin için teşekkürler,ama sol frame de bulunan bilenbiri'in veya bazen biyolog'un yazdiği kimya ,biyoloji tarzı şeyler nasil normal ise benim yazdıklarımın da normal. belki senin işine veya başkasının işine yaramıyor ama tam tersi düşün ve buraya giren ve fransızcayı seven insanlara birşeyler ögretiyordur,belkide.

    nasil bilenbiri'in veya senin paylaştığın varsa .benimkilere de var.
    hem nerden biliyorsun kötü olduğunu ben x kişiye veya sana,başkasına saygısızlık yapiyormuyum? yok yapmıyorum güzel güzel okuyorum e sizde öyle yapin,ögrenmek kötü değildir.ufkunuzu genişletir.

    sonuc olarak yaya kaldirimi taş bilimi arkadaşlarimizla hep oturup konuştuğumuz konular değil mi? ondan sana normal geliyorsa,fransızca saat sorma,bana yardimci olur musunuz? gibi entry ler de gayet normaldır.

    dün türkçe girdim gece de fransizca entry ler girdim.yasak değil,yasak olsa toprak veya buranın kurucusu olan sakal bana belirtirdi bunu.

    lütfen yanlış anlamayin en azından bazilari gibi fake demediniz ve neden fransızca yazilarimi sevmediğinizi söylediniz.keşke özelden bana eleştirinizi yollasaydınız da bende burdan cevap vermezdim,haa bu arada beğenmiyorsaniz daha evvel yaptığınız gibi boş oy kullanın arkadaşlarınızla,bende öyle yapiyorum ,ama abartmıyorum. teşekkürler yazınız için.


    sonradan gelen edit : editledim en nazik şekilde kendimi karşı tarafi kimseyi kirmadan güzel şekilde anlattım derdimi . ne mutlu bana .başka memmun olmayan varsa özelden bana laflar hazırlayip konuşabilirsiniz,susacağiniza,veya bu şekilde saldırarak kötüleyerek veya grupca boş oy kullanarak bir yere varılmaz çünkü.son olarak da bu yazı 10 saat sonra kendini imha edecektir."
    (kettleuzayteleskobu, 10.11.2011 02:57 ~ 3:05)
  13. fransızca falan bilmeyen, fransayla fransızcayla alakası olmayan ağır fake. google translate'ten ordan burdan yalan yanlış çevirileri ile gündemde.
    çarpıp duruyorum suratına yalan yanlış çevirileri, mutlu oluyor o da.
    iki yıldır şuradayım, şu nick'ten daha başarısız bi proje görmedim. kimin bok yemesiyse kendini kendine rezil ediyor. gidicem diyor, yüzüne gözüne bulaştırdığı için gidemiyor da, iyice boka sardı.
    (zusukyu yoshida, 10.11.2011 11:50 )
  14. kendisine, dogon kabilesi dilinde, "puedes hablar más despacio por favor?" demek istediğim frankofon. hayır, yetişemiyorum.
    (evet, dogon kabilesi ispanyolca konuşuyor, ne var?!)
    (mina, 10.11.2011 12:02 )
  15. (bkz: vivre)
    (jeanvaljean, 10.11.2011 21:08 )
  16. fransızcasının yanında beni türkçesiyle de hayrete düşüren yazardır.

    sahi o deyim dediklerini nereden buluyorsun kuzum?

    nayıırrr, sus, cevap verme.*
    (nfs, 11.11.2011 21:01 )
  17. çok fazla tembel bir yazar. o kadar tembel ki sözlükte hiç tanımı yok. o derece.
    ben de tuvalette yaşıyorum tembelliğimden.
    beni yenemessin dedi.. o sırada osuruyodum. evet.

    ay tanımı varmış. birkaç tane. öhm.
    ama tembel?
    (yaren, 12.11.2011 03:47 ~ 4:12)
  18. konu başlığı: sabri sarıoğlu.
    yazdığı entry'ler: aşağıda.
    alınan ders: çelişkiler candır.

    (bkz: #381799)

    "bu bünye cihan haspolatlı ve orhan ak gibi şaheserleri de yaşadı,ama böylesini yaşamiyor,acaba ne var bu futbolcu da da biz göremiyoruz halen? fatih hoca yap bir güzellik de kurtar bizi artik. "

    (bkz: #384601)

    "gökhan gönül'ün ondan öğreneceği çok şey var"
    (sakal, 12.11.2011 21:10 )
  19. (bkz: #386374)
    şeklindeki entry'me
    (bkz: #386377)

    entry'si ile laflar hazırlamış, inceden bana giydirmeye çalışmış yazardır. yau canım benim, peki anladık aşık olma anlayışlarımız epey farklı. ben "birini tanımadan, sadece dış görünüşüne bakarak aşık olunmaz. öyle dolmuşta, otobüste yaşanan bakışmalar aşk değildir. baktığın kızı güzel bulmaktır. eğer aşksa sokakta senin sevgiline laf atan adam bile senin sevgiline aşık olmuş demektir ki, aşk o kadar ucuz bir şey olmamalı." taraftarıyım, sen başka türlüsünü savunuyorsun. tamam, görüşlerimiz ayrı olabilir. hatta olsun daha iyi. isteyen, istediğini yazsın, okumak isteyen her renkten entry okusun. ama şurada gördüğün iki satır muhabbet ve iki entry'den sonra benim hakkımda saçma çıkarımlar yapıp tezini güçlü göstermeye çalışırsan, "benim aşk hayatım pembe dizi gibidir" vurgusu yapmaya çalışırsan, "orada dur" derim. yok chattan kıza yazılmış da çıkmış da bilmemne. şurada iki satır geyikle karışık "müstakbel eş" muhabbeti gördün diye gittin başlık açtın, muhabbeti gereksiz yere köpürttün de köpürttün, işi light demeye falan vardırdın, "şakadır, olur öyle" dedik, oradan format tartışmalarına bile girdin, sesimizi çıkarmadık. ama bu kadar da yeter bilader. anladık şatbaks'ı okumaya pek meraklısın da, oradan gördüğün iki kelimeyle aşk hayatımızı mı çözdün? kiminle çıktığımı da mı biliyorsun? chat'te de entry'lerde de ne kadar gerçeklik payı bıraktığımı ben bilirim, saçma sapan çıkarımlar yapmaya çalışmanın alemi yok. iki muhabbet gördün diye her yazdığıma karşı çıkmak için oradan aldığın zımbırtıları monte edeceksen işimiz var valla.
    (gregory huxtable, 25.11.2011 21:28 ~ 21:32)
  20. bu aralar biraz yorgun görünüyor. dinlenmesi ve kendine zaman ayırması için bir süreliğine zorunlu izne çıkardık. kendisi ve yazdıklarıyla başbaşa kalmasında yarar var.
    (toprak, 25.11.2011 22:22 )
  21. fransızca yazılarıyla ortalığı şenlendiren, rüzgar gibi gelip geçen yazar.

    (bkz: 2011'den akılda kalanlar)
    (independenta, 06.03.2012 03:01 )
  22. 3 mart 2012 boyle bir sey olamaz eskisehir zirvesi'nin tartışmasız en çok konuşulan ismiydi. bi ara bildiğin fransızca konuşmaya başladık. ben bilmiyorum tabii fransızca. kaptım bilgisayarı, google çeviri-çeviriverdi. zirvede de böyle imkanlar.
    (kettleuzayteleskobu, 06.03.2012 03:06 ~ 3:10)
  23. acaba başka bir kullanıcı adıyla aramızda mıdır diye düşündürüyor adamı. acaba gerçekten trol muydu? yoksa fake miydi? yoksa hem fake hem trol müydü? neyse biz işimize bakalım.
    (biyolog, 06.03.2012 03:28 )
  24. canım. özledim kendisini, zirvede dilimden düşmedi, en son sarhoşken sayıklıyormuşum, kettle anlattı da güldük hep birlikte. "sakal jean'ımı getir bana!" diyormuşum falan. çok sevmiştim kendisini, erken oldu uçuşu. canım.

    bu aralar benim için italyanca öğreniyor muhtemelen. italyanca atasözleri ve deyimler sözlüğü olarak geri gelecek gibi. bence. gelsin mi? bilemedim.

    canım.
    (dramaqueenslullaby, 06.03.2012 11:39 )