hastane onunde incir agaci

başlık içinde ara
no reklam!
  1. hastane önünde incir ağacı (annem ağacı)
    doktor bulamadı bana ilacı (annem ilacı)
    baş tabip geliyor zehirden acı (annem vay acı)

    garip kaldım yüreğime dert oldu
    ellerin vatanı bana yurt oldu

    mezarımı kazın bayıra düze (annem vay düze)
    yönünü çevirin sıladan yüze (annem vay yüze)
    benden selam söylen sevdiğinize (sevdiğinize)

    başını koysun karalar bağlasın
    gurbet elde kaldım diye ağlasın

    diye sözleri olan ve özellikle zara'dan dinlendiğinde insanın içini burkan türkü.
    (duru, 09.02.2008 21:01 )
  2. ah ulen ah dedirtecek,insanın yüreğine dokunan bir türkü.
    (melodrama, 09.02.2008 21:03 )
  3. sakalın sevdiği türkülerden biriymiş. duyunca birayı fondip yapmasından anlayabileceğimiz gibi..
    (ericcartman, 09.02.2008 21:07 ~ 06.02.2010 16:21)
  4. sevdiği kızı vermedikleri için vereme yakalanmış bir askerin türküsü, her dinlediğimde duyğulandığım türkü.
    (gazcez, 09.02.2008 22:23 ~ 06.02.2010 16:22)
  5. zaranın yorumuyla dinleyince beni duygulandıran turku.
    (erddii89, 09.02.2008 23:22 )
  6. dınledığım zaman göz yaşlarımın klavyenın ustune damlamasına engel olamadığım turku.
    (samedoww666, 27.03.2008 21:07 ~ 27.03.2008 21:27)
  7. iclal aydın'ın şiiriyle renklenen hoş,damar türkümüz.
    (odalist, 27.03.2008 21:09 )
  8. hastane önünde sabahlayanlar bilir oranın çaresizliği hiç bir şeye benzemez...sadece beklersin...doktorda bulamaz sana ilacı...

    o yüzden insanın içine işleyen güzel bir türküdür.
    (cascade, 21.06.2008 03:13 )
  9. kelimeleri yanyana koyup tanımlanamayacak kadar yoğun duygular yaşatan türküdür. zara'nın sesi insanın içine işler , sözler .. sözlere zaten söylenecek laf yoktur.

    edit: zara mı demişim? zara mı? volkan konak'tan dinlememişim demek o zaman.
    (sevgi, 15.07.2008 15:11 ~ 04.08.2009 1:39)
  10. iclal aydının şiiriyle birleşince insanı başka duygulara götüren ve hasretten de ölünebileceğini anlatan duygu yüklü bir türkü.
    (mjw, 15.07.2008 15:14 ~ 26.04.2011 0:55)
  11. yaşarken dinlenildiğinde insanın içini her dinlediğinde daha da fazla yakan türküdür. içi acır insanın dinlerken,birde gerçekten hastane önünde sabaha kadar bekliyorsa ve hastası ağırsa işte en acı da o zaman olur ancak yaşayan bilir.
    (melancholy, 05.08.2008 02:35 ~ 06.02.2010 16:23)
  12. hüseyin turan'ın oldukça güzel yorumladığı türkü.
    (robespiyer, 26.03.2009 23:21 )
  13. volkan konak'ın eşsiz yorumuyla ağlatan türkü.
    (uzumlu kek, 21.07.2009 00:52 )
  14. türkü başlar başlamaz göz dolduruyor arkadaş. mesela bu türkünün olduğunu anlayınca gözlerim doluyor ortalara gelince zaten salya sümük. çok üzülüyorum.
    (mjw, 26.04.2011 00:45 ~ 0:49)
  15. bir kadının yanı sesi ve iclal aydın'ın şiiri ile bütünleşen versiyonunun yeri başkadır. şu gönülde bambaşka.

    hiç tanımadığım, tanımak için de çok şeyden vazgeçebileceğim güçlü ve güzel kadını hatırlatır.
    adıyla, hastalığıyla, çaresizliğiyle, yine de her şeye rağmen gösterdiği savunucu anne güçlülüğünde.
    (bkz: #279642)

    şiir:

    " ocukluğumun yokluk yıllarıydı
    her şey için uzun uzun beklediğimiz yıllar
    karanlıkta otururduk geceleri
    mum ışığında anlatırlardı
    acıklı hayat hikâyelerini
    iki elim yanaklarımda
    usul usul ağlardım yalnız kalmış gurbet gelinlerine
    çocuk kalbim dua ederdi
    türkülerle evimize gelen geçmişlerine
    annemin sesiyle dinlemiştim bunlardan birini:

    hastane önünde incir agaci, annem agaci
    doktor bulamadi bana ilaci, annem ilaci
    baş tabip geliyor zehirden acı, annem vay acı

    garip kaldim yüregime dert oldu, annem dert oldu
    ellerin vatani bana yurt oldu, annem yurt oldu

    ismi neydi acaba hastane önündeki ağaca ağlayanın?
    fikriye mi, yoksa kiraz mı, hacer mi, fidan mı?
    neydi çare bulunmaz hastalığı,
    neden kimse yoktu, neden kendi omuzladı,
    baş tabibin o'na fısıldadığı acıyı?
    yoktu bu sorularımın cevabı
    belli ki kendiyle bir başına kalmış
    ince ince yakmıştı bu ağıdı.

    mezarımı kazın bayıra düze, annem vay düze
    yönünü çevirin sıladan yüze, annem vay yüze
    benden selam söylen sevdiğinize, sevdiğinize

    başını koysun karalar bağlasın, annem bağlasın
    gurbet elde kaldım diye ağlasın, annem ağlasın

    çocukken bir tek ince hastalıktan ölünür sanırdım.
    dilini ve yönlerini bilmediğim bir ülkede
    metroların rüzgârında anladım
    hasretten de ölünebileceğini.
    ve gördüğüm her boş alana
    eksiksiz çizebileceğimi özlediğim her bir şeyi
    beni yabancı sayarken aslında bana yabancıların
    yüzlerinde tanıdım kendimle bir başıma kalmayı
    çocukken bir tek ince hastalıktan ölünür sanırdım.
    hasretten de ölünürmüş anladım. "
    (guzin abla, 26.04.2011 01:16 )