anksiyete bozuklugu

başlık içinde ara
no reklam!
  1. anksiyete bozuklukları her biri kendine özgü nitelikler taşıyan bir çok hastalığı içeren bir tanı kümesidir. bu kümede bulunan hastalıklar arasında yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, agorafobi, özgül fobi, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, akut stres bozukluğu, bedensel hastalıklara bağlı anksiyete bozuklukları, madde/ilaç kullanımına bağlı anksiyete bozuklukları bulunmaktadır.
    (devrim1917, 16.08.2009 22:32 ~ 22:57)
  2. kaygı hastalığı. ama bu sadece şirin bi tanım. ve benim hastalığım. hem de öyle sadece sıradan gösterişsiz bir anksiyete bozukluğu değil. ileri mi yaygın mı çyle bi anksiyete bozukluğuymuş. her kuşu anksiyettik bi ilerisi kaldı. neyse ben size içerisindeyken neler yaşanıyor daha doğrusu bana ne yaşatıyor nasıl oldu nasıl anlaşıldı onu anlatmaya geldim.

    ev, okul, sokak, metro, asansör, yol, cadde aklınıza gelebilecek her yerde ölümü düşündüğünüzü hayal edin. ama öyle ay her ölüm erken ölümdür, ay ölüm allahın emri bu ayrılık olmasa gibi değil. metroda kaza olduğunu, asansörün ipleri kopup düştüğünü, evde dururken birden deprem olmaya başladığını enkaz altında kaldığınızı, yolda yürürken yanından geçen adamın birden sana dönüp sopayla vurduğunu mesela, aslında boş olan yolda karşıdan karşıya geçerken o an bi arabanın gelip size çarptığını, üst geçitten geçerken aşağı düştüğünüzü, alt geçitten geçerken üstünüze yıkıldığını, ocağı yakarken birden patladığını ve yüzünüzün yandığını ben şimdi size bu örnekleri daha 3e 5e katlarım. ama buna kimse dayanamaz. saçmalık derecesinde saçma düşünceler çünkü. bir de böyle yaşadığınızı hayal edin. sürekli,gözünüzü her açtığınızda ve kapadığınız beyninizin yeni bir acı, entrika, kaos senaryosuyla yenilendiğini. aslında bende uzun yıllardır daha ufak çapta insanlara ehehe hayal gücüne bak diye güldürürken düşündüren kaygılar olarak ortaya çıktı. mesela yanımızdan geçen genç, paspal giyinmiş bir adam ve onunla birlikte bir çocuk görürsem aaa bak adam çocugu kesin kaçırmış falan diyordum millet de gülüyordu. meğer bu benim deliliğim için küçük adımlarmış. delilik kelimesi şimdi için abartı ilerisi içinse imkansız olmayan bir kelime içinde bulunduğum durumda. ama korkuyorsam namerdim.

    uzun yıllar telkinler, göz ardı etmelerle bastırıp bastırıp içinde bulunduğum bu durumu son dönemde bırakın göz ardı etmeyi hayatımın merkezine konup bana geçit vermediği için sessiz sedasız gidip bu işin bilenine sordum. bunu duydum. güldüm ettim sonra benim manyaklıklara devam. mesela şuan kucağımda duran bilgisayardan elektrik akımına kapılacağımı düşünüyorum. baya parlak bir kafa. ama yine de kimseye tavsiye etmem.

    neyse bu süreç için belli tedavi yöntemleri var anti depresan vs ama o süreci nasıl yöneteceğim ya da belki yönetmeyeceğim de bana kalsın canım sözlük. benden bu kadar.
    (sevgi, 04.10.2015 22:34 )